+ yazılar

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Akatlar Kültür Merkezi’nde Faruk Şuyun tarafından hazırlanan gece Shakespeare‘in ünlü eserlerinden seçme okuma tiyatrosu ile gerçekleşti. Beş yıldır Ustalara Saygı adı altında 15 günde bir Pazartesileri yapılan sanat gecesi bu hafta 27 Mart’ın Cumartesi’ye gelmesi nedeniyle hafta sonu yapıldı.

Toron Karacaoğlu, Erhan Abir, Levent Özdilek, Metin Belgin, Şebnem Köstem, Hümay Güldağ, Naşit Özcan ve Tansel Öngel gibi tiyatro oyuncularının sahne aldıkları gecede atmosfer o kadar yüksek oldu ki. Sanatçılar okuma yaptıkları Shakespeare’nin eserlerine kendilerinin katkıları yorumlarla daha da zenginleştirdiler. Özlem Kavaller’in hem piyanosu hem de şarkılarıyla renklendirdiği gece gerçekten kayda değerdi. 27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ KUTLU OLSUN.

Türk Sinemasına ışık tutmaya devam eden TURSAK VAKFI’nın Beyoğlu Belediyesi ile ortaklaşa düzenlediği, Turkcell ana sponsorluğu ile bu yıl üçüncüsü gerçekleşen Yeşilçam Ödülleri gecesi geçtiğimiz Salı akşamı Harbiye Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleşti. Benim de 2500 kişilik seçici kurulun B grubunda Meslek jürisi dalında oy verdiğim etkinlikte ödüller gerçek anlamda adilane bir tesbit ile sahiplerine sunuldu. Gecede birbirinden şık hanımların kıyafetleri günlerdir boyalı basında sekiz sutuna manşet misali lanse ediliyor. Düşünüyorum da kişinin şık ve özenerek giyinmesi olay mı oluyor? Geceye özgü giyinilmeyince de haber olunuyor özenli giyinilince de.. Anlam mana veremedim doğrusu. Sunuluğunu Meltem Cumbul’un yapığı NTV ekranlarından canlı olarak yayınlanan 3. YEŞİLÇAM ÖDÜLLERİ sade ve düzgün bir şekilde icra edildi. Gecede ENBE Orkestrasının film şarkılarını yorumlaması mükemmeldi. Geceye birbirinden değerli sanatçıların katılması beklenirken her zamanki kadro tam takım oradaydı. Bu arada  dikkatimi çeken nokta neden Onur Ödüllerini hep aynı sanatçıların alıyor  olmasıydı. Türk Sinemasında sadece Filiz Akınlar, Hülya Koçyiğitler mi var bilemiyorum. Mesela bu tür organizasyonlarda neden Nilüfer Aydanlar, Mine Soleyler hatırlanmaz hâlâ düşüncedeyim. Neyse gelelim bu yıl ki 3. Yeşilçam Ödüllerine aslında bakıldığında ödül alanların ve adayların son yıllarda kendini gösteren genç isimlerden olması sevindirici. 2009- 2010 sezonunda 70 dolayında film ortaya çıkarılmış sadece bir elin parmağını aşmayan kadar filmin başarılı olduğu sinema sektörü için  bu yeni yeteneklerin varlığı umut vaat ediyor.

GECEDE DAĞITILAN ÖDÜLLER

3. Yeşilçam Ödülleri Onur Ödülü: Filiz Akın.

En İyi Film: Nefes.

En İyi Yönetmen: Reha Erdem / Hayat Var.

En İyi Kadın Oyuncu: Binnur Utyar / Vavien.

En İyi Erkek Oyuncu; Mert Fırat / Başka Dilde Aşk.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Cemal Toktaş / Güneşi Gördüm.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Derya Alabora / Pandora’nın Kutusu.

En İyi Görüntü Yönetmeni: Soykut Turan / Güneşi Gördüm.

En İyi Senaryo: Engin Günaydın / Vavien.

En İyi Müzik: Atilla Özdemiroğlu / Vavien.

En İyi Genç Yetenek: Elit İşcan / Hayat Var.

Turkcell En İyi İlk Film: Nefes olarak seçildi.

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayında ödül gecesi diğer gecelere oranlara daha sakin ama pozitif geçti, diyebilirim. Organizasyon gerçekten başarılı idi. Bunun yanında gece adeta deminde değindim gibi şıklık yarışındaydı. Gecenin en rüküşleri oyunculuğunu ve sempatikliğini her zaman beğendiğim ama giydiği kıyafet ile hiç olmamış denilen Ezgi Mola ile saçlarını sarartan Demet Evgar idi. Bunun yanında Bergüzar Korel, Meltem Cumbul ve Cansu Dere gecenin en güzel giyinen kadınları idi. Tursak Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil ve kurmaylarının hazırladıkları gecenin gelecek yıllara uzanıp sinemamıza kalite katacağı o gece bir kez daha kanıtlandı. www.tursak.org.tr

Karış karış Anadolu bölümümüzde bu hafta Karadeniz’in yemyeşil şehri Giresun’daydım. Trabzon Havalimanına varınca buranın az olan nüfusuna karşın daha yüksek tirajda bir yapıya sahip olduğunu bir anda algıladım. Sigara yasağı bile zamlı her yerde 69 TL iken burada 70 TL. Trabzon Meydanında çay molası verdikten sonra sağa tarafımızı Karadeniz’e sol tarafımızı güzelim yeşilliğe yaslayarak yaklaşık iki saatlik yolla Giresun’a ulaşıldı. Yol düzgündü ama heryerde radara yakalanma ihtimali ile  ağır ağır ilerledik. Öyle güzel öyle değişik geldi ki bahar mevsiminin en güzel örnek bir zamanıydı. 1923 yılına kadar Trabzon ilime bağlı olan fındık bahçeleri ile donatılmış ağaçlık kesimindeki mesire yerleri  ile beni adeta büyüledi, diyebilirim. 500.000 civarındaki modern nüfusuyla Karadeniz Bölgesi’nin enlerinden biri Giresun. Şehir merkezinin girişinde bulunan belediye binası ve önündeki fındıklı havuzuna baktığınızda kendinizi bir anda İtalya da bir şehir görüntüsünü veriyor. Aynı İstiklal Caddesinin biraz dar kısmını andıran trafiğe açık popüler caddesi yanındaki dar sokaklardaki modern ve tarihi binalar ile güzel bir şehrin portresi çiziliyor. Giresun’un girişiniden bitişine kadar uzanan çizgideki ilçeleri Görele, Tirebolu, Espiye ve Bulancak halkının ortak özelliği Balıkçılık. İstanbul’daki balıkçıların ”Canlı canlı bunlar!” naraları  burada gerçekten canlı canlı. Orta Kahve’de içilen yorgunluk kahveleri keyifli. Fındığın başkenti olan şehirde çeşit çeşit fındıkçı dükkanları mevcut. Gazi Cad. No.11’de bulunan Köşem Pastanesinin işlenmiş fındıkları yanında yaz aylarında satışa sunduğu fındıklı dondurması konuşuluyor. 0 454 216 87 01.

Her daim gittiğim değişik yerlerin yöresel yemeklerini tercih ederim. TİBOR’da soframıza öncelikle pancar çorbası sunuldu. Bu bildiğimiz karalahana çorbası idi. Yöreye ait kurutulmuş kırmızı acı biber çorba ve yemeklere tad geldi. Ara sıcak olarak verilen Sakarca yeşil soğana benzeyen bir bitkinin yumurtaya bulanıp kızartılmasından yapılıyor. Mücver tarzında bir yemek Sakarca. Savaş ve kıtlık yıllarında halkın doğal ortamda bulduğu bitki şimdilerde Giresun’a ait bir yemek olmuş. Pancarlı erişte ise Risotto  tarzında. Ana yemek olarak soframıza gelen Sargan Buğlaması nefisti. Zargana balığını yumurtasız menemen şeklinde bakır tepside yemek lezizdi. TİBOR (Ticaret ve Sanayi Odası) 0 454 212 28 78

Giresun’da sanat etkinlikleri Üniversitenin ve amatör grupların varlığıyla gün geçtikçe ilerliyor. 02 Nisan’da Talimhane Tiyatrosu’nun yeni oyunu Medya Maymunları (Ali Sunal & Ece Uslu) ve 18 Nisan’da Tiyatro Dialog’un oyunu Evliliğe Gelincee (Can Gürzap ve Nurseli İdiz) yanında 07 Nisan’da Volkan Konak sahne alacak. Giresun Kalesinin şehire hakimliği gözler önünde, konaklama içinse irili ufaklı otel imkanları mevzu bahis. Biz Liman içinde 30 yataklı temiz ve sıcak suyu devamlı akan Giresun Otel’inde kaldık. Otelin roof’unda kahvaltınızı yaparken kuşbakışı şehre bakmak ayrı bir şey. www.giresunotel.com 0 454 216 30 17 

Bu arada şehrin her bölgesinde değişik tarzda yapılan pideleri yurdun her kesiminde biliniyor. Görele ilçesinde Hayrullah Koç Parkı içinde bulunan Görele Pidecisi servis manasında biraz yavaş olsa da lezizlik olarak gayet mükemmel. www.gorelepide.net 0 454 513 67 63 

Tirebolu Kalesinin hemen altında bulunan 1992 yılından beri faaliyet gösteren Yusuf’un Yeri olarak bilinen balık lokantası deniz ile iç içe biraz salaş olsa da ortaya söylediğimiz istavrit, barbun ve mezgit kızartmaları yanında salatası muhteşemdi. Kaledibi mevkiindeki bu mekan hayli popüler içeride siyaset ve sanat dünyasından epey seçkin isimin resimleri asılı. Fiyat olarak epey makul olan mekanın telefonu 0 454  411 36 58. 

Görele’de gözüme takılan en değişik şeylerden biri de sahil parkındaki koltukların arkasında Sarıyer Belediyesi’nin yazıyor oluşuydu.

Karadeniz’in bu şirin yerleşim yeri sıcak insanları, tertemiz ortamı ile bana epey güven verdi. Hafta sonu tatili için bahar ve yaz aylarında en ideal bir yer, diyebilirim. www.giresun.bel.tr dan daha kapsamlı bilgi alabilirsiniz. CP Piliç firmasının (www.cpturkiye.com) Giresun’da faaliyete geçen 7.şubesi için gittiğim şehir benim için hem iş hem de yeni yerler görme imkanı açısından bayağı faydalı oldu. Dönüş yolunda Trabzon’da fark ettiğim Trabzon Forum adlı iş merkezi İstanbul Bayrampaşa’daki İstanbul Forum’un bir örneği.

Trabzon’a kadar gelip de Sümela Manastırına çıkılmaz mı? Şehir merkezinden 50 km ilerde Maçka ilçesinden geçilip vadiden yaklaşık 300m yükseklikte bulunan Manastır halk arasında Meryem Ana olarak anılıyor. Bizans İmparatoru 1. Theodosius  zamanında Atina’dan gelen Barnabas ve Sophranios isimli iki rahip tarafından kurulmuş olan Sümela Manastır’ına ziyaretler akşam saat 16.00’da bitiyor. Pazartesi günleri kapalı, giriş fiyatı 8 TL, müze kartları olanlar için bedava. Aracınızla virajlı yoldan doğal güzellikler içinde çıkıp aracınızı park ettikten sonra yaklaşık 10 dakikalık yürüyüşden sonra Sümela Manastırı’na  ulaşabiliyorsunuz.

ÇEMBERİME TAKILANLAR

1- Valikonağı’nda değişik tarzıyla kış başından beri popüler olan ZAMANE KAHVESİ, şimdilerde Şaşkınbakkal’da Deri Show’un hemen arkasında.

2- Şengül Pallı tarafından hazırlanan www.dogumfotograflari.com site hamile ve doğum fotoğrafları için.

3- Rusya’dan sonra Dünyada ilk kez Türkiye’de Maslak TİM de 09-11 Nisan arası sahnelenecek olan MATA HARİ adlı şölen. www.biletix.com

4- Mart başında VEDA ve EYVVAH EYVAH filmleri ile çakışmasın diye 09 Nisan’da gösterime girecek olan Levent Kırca’nın rol aldığı SON İSTASYON.

5- İstinye  Park’ta Pazar Yeri bölümünde faaliyet gösteren Fazıl Beyin Kahvesi adlı mekanın bir şubesinin Erenköy Akbank’ın altında açılmış olması.

6- Kenan Doğulu’nun 21 Nisan’da Darüşşafaka için Maslak TİM’deki konseri. www.biletix.com

7- Kuruçeşme’de bulunan FUNFATALE’nin Cumartesi akşamüzeri partileri.

8- İstanbul Kent Orkestrasının 12 Nisan’da Kubat ile Cemal Reşit Rey Konser Salonunda  gerçekleştireceği gece. www.biletix.com

9- Çarşamba akşamları FOX TV’de yayınlanan Kürşat Başar’la adlı program 

10- İstinye Park içinde Cumartesi günü açılan TCHİBO’nun yeni şubesi.

HEPİNİZE İYİ  HAFTALAR..

  • Caner Ural |  29 Mart 2010
+ yazılar