Yasakların olduğu bir hafta sonu daha gezecek, görecek yerlerin hayalini kuruyoruz. 

Nisan ayı sonu, hava çiçek kokmaya başladı. Haydi, bir Ege sefası yapalım. 

Bodrum, Alaçatı gibi popüler yerlerin arasında kendine has, şirin, sımsıcak bir yerden bahsetmek istiyorum size ‘Cunda’. 

Renkli sokakların, tertemiz denizin, taptaze balıkların mekânı adeta Ege’de saklanmış bir huzur cenneti. 

Tarihinde birçok önemli olaya ev sahipliği yapmış olan bölge 18. Yüzyılda Osmanlı’dan özerk almıştır. Çok büyük bir şehir değildir ama 4-5 konsolosluğa ev sahipliği yapmıştır. Kurtuluş savaşı yıllarında işgalcilere ilk direniş burada başlatılmıştır. Bu direnişin arkasındaki isim adanın diğer adına ismini vermiş ‘Ali bey‘den gelmektedir. 

Mübadele tarihinde de çok hüzünlü olaylara ev sahipliği yapmış bir şehirdir Cunda. 

Cunda, ufacık bir yerdir. Bir kaç kilisesi, güzel bir kaç sokağı, bir Rum evi barındıran bölgeyi yarım gün içinde tamamen turlayabilirsiniz. 

Ege’de saklı, sessiz, sakin bir cennettir adeta, gelen herkesin içine huzur verir. Özellikle bahar aylarında gezilmesini daha çok öneririm daha sakin olan ada bahar aylarında daha bir huzurlu olur. Yaz aylarının gelmesiyle beraber nüfus artar ve bölge kalabalıklaşır. Yolunuz düşerse Rum evleriyle dolu sokaklarında fotoğraf çektirmeyi ve tap taze mevsim balıklarının ve deniz mahsullerinin tadını çıkarmayı unutmayın. Girit mutfağının mirasından izler taşıyan bölge özellikle meze açısından da oldukça zengindir. Ege’de güneş batarken Cunda’ da gün batımı muhteşem olacaktır. 

Şimdiden hepinize bol yolculuklu günler dilerim. 

  • Zeynep Çay | 25 Nisan 2021
+ yazılar