Ah Atina, ah kalbimdeki güzel Atina’m.

Sadece Yunanistan’ın değil, aynı zamanda Avrupa’nın kültürel hafızasında çok özel bir yeri olan şehir Atina. Antik Yunan döneminde Atina, inanılmaz güçlü bir şehir devletidir. Sanat, öğretim ve felsefe merkezi olmasının yanında Plato’un Akademi’sine ve Aristoteles’in Lykeion’una ev sahipliği yapmıştır. Şehir ismini Antik Yunan savaş ve bilgelik tanrıçası Athena’dan almıştır. Yunan mitolojisine göre bölge halkı şehre koruyucu bir tanrı seçmek ister. Athena ve Poseidon arasındaki yarışı Athena kazanır ve şehre ismini verir. Antik çağlardan günümüze ulaşan kalıntıları, mitolojik efsaneleri, 3.000 yılı aşan tarihiyle Atina, Batı medeniyetinin doğum yeri olarak kabul ediliyor. Tam anlamıyla bir tanrılar şehri.
Demokrasi, tiyatro, sanat ve felsefenin iç içe harmanlandığı bu şehir gezi tutkunlarını her daim cezbediyor.

Akropolis ve onun simgesi Partheon şehrin kalbinde yer alan ve en çok ziyaret edilen noktaların başında geliyor ama şehir bunlarla sınırlı değil; Plaka ve Anofiotika gibi mahalleler dar sokakları, neoklasik evleriyle sizi gecmişte nostaljik bir yolculuğa çıkarırken, Syntagma Meydanı gibi merkezi noktalar şehrin kalbini anlamanıza olanak sunuyor. Özellikle Plaka, canlı ve genç nüfusun yoğun olduğu bir bölge olarak dikkat çekmektedir.

Akropolis müzesi, Ulusal Arkeoloji müzesi gibi yerler mutlaka gezilip, görülmesi gereken yerler arasında ilk başlarda gelir.

Atina’da geçmiş ve gelecek birbiriyle iç içe. Geçmişin izleri korunurken bir yandanda modern hayatın izleri taşınıyor. Toplu taşıma ağı oldukça geniş, her bütçeye hitap eden farklı konaklama seçenekleri mevcut ve diğer Avrupa şehirlerine ve başkentlerine kıyasla daha ulaşılabilir fiyatlara sahip. Yeme, içme konusunda da oldukça geniş ve seçenekli bir yelpazeye sahip. Taze mezeler, mevsim balıkları, deniz mahsülleri, bol yeşillikler ve elbette uzo. Hemen hemen her mekanda tatlı ikramları ücretsiz. Yemekler lezzetli ve oldukça doyurucu. Atina insanı sıcakkanlı ve eğlenmeyi seven bir millet.

Atina’ya gideceğiniz mevsim de önemlidir. Özellikle bahar ayları gezilmek için en fazla tercih edilen aylardandır. Yaz ayında ziyaret etmek isteyenlere bir tavsiye vermem gerekirse; şehir yaz mevsimde inanılmaz sıcak olur. Atina yakınlarında denize girmeniz mümkündür. 20 dakika mesafedeki Pire ve Atina çevresindeki bir çok ada plaj ve yüzme aktivitesi için en uygun yerlerden sayılır.

Atina’ya her gidişimde kendimi evimde gibi ve iyi hissediyorum. Bize hiç yabancı olmayan bir kültür ve deneyim burası. Atinalılar arasına karışınca onlarla bifteki, moussakka yanında caciki yiyoruz ve ne kadar aynı olduğumuzu düşünüyoruz. Ortak anılara gülüyoruz. Tanıdık ezgiler duyuyoruz. Çoğu kez masada olanlardan biri ‘’Biz hiç Atinalı olmadık, olamayız da çünkü İstanbullu’yuz,’’ diyor ve derin iç çekiyor. Sonra beraber hüzünleniyoruz. Gidenlere, kalanlara.. Sıcaktır Atina, anımsatan, hatırlatan, gülümseten anılar kadar. Yolunuz düşerse mutlaka içinizi yaz güneşi gibi ısıtır ve yaz anıları gibi sımsıkı sarıp sarmalamak istersiniz. Sonra bir gün yine yolunuz düşer hatta düşmesi için can atarsınız.

Benim için de günün birinde tekrar kavuşmak için bekliyor Atina.