“Yeterince sorumluluk almadım.
Yeterince disiplinli davranmadım.
Her hareket, diğerinin devamı.
Her hareket gerekli.
Her şey birbiriyle bağlantılı
Bitmek bilmeyen bir koreografi…”

Ölmek için çok gençti…
Ben hatırlamak için çok meşguldüm.
Küçücük bir ihmal, koca bir hayatı silebilir mi?

LİSTE, hepimizin içindeki vicdanı ve hiç susmayan iç sesi sorgulatan; yüzleşmelerle dolu, sarsıcı bir hikâye. İnci Türkay’ın içten ve çarpıcı performansıyla, Jennifer Tremblay’in güçlü kalemi, Ayşegül Hardern’in etkileyici rejisiyle bir vicdan muhasebesi.

Kendi listenizle yüzleşmeye hazır mısınız?

Kanadalı yazar Jennifer Tremplay’in yazdığı ‘Liste adlı oyunu, İstanbul’da 29 Mart Pazar günü Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde prömiyer akşamında seyrettim.

Jennifer Trampley ‘Liste’ oyunuyla 2008’de Fransızca drama dalında Genel Vali Ödülü’nü ve 2010’da Prix Michel-Tremblay’i ayrıca Fransa’daki Centre national du théâtre’den da bir ödül almış. Oyunu beş dile çevrilmiş.

İnci Türkay’ın oynadığı 55 dakika süren tek perdelik oyunu Ayşegül Hardern yönetmiş.

Oyunun konusu ve işlenişi sebebiyle hedef kitlesi kadınlar. Kadınların hayatları boyunca yapmak zorunda kaldıkları, bırakıldıkları listenin yükünün altında nasıl ezildiklerini, yok olduklarını anlatıyor. İç sesiyle yüzleşmenin muhasebesini çok net görüyoruz.

Oyun için çok çalışılmış, her dakikasında bunu anlıyoruz. Işık, ses, kostüm her biri özenle seçilmiş ve uygulanmış. Özellikle perdedeki gölge çekimleri çok beğendim. Dekor konsept tasarımı da Ayşegül Hardern’e ait. Dekoru Gülfem Özdoğan uygulamış. Çok beğendiğim afiş ve videolar Baran Gündüzalp tarafından hazırlanmış.

İnci Türkay sahneye çok yakışıyor. Her bir cümleye çok inanmış. Çok emek harcamış oyun için, belli oluyor.

Teksti okumadım. Sahnedeki Her birim mükemmel hazırlanmış bir ev gibi. Bu sebeple bu kadar milim milim işlenmiş olması beni biraz dışarıda bıraktı. Üstüne düşündükten sonra sebebini buldum. Oyun başladığı andan sonuna kadar oyuncunun duygularını (üzüntü, bıkkınlık, öfke, isyan) oynama biçimi/ oranı aynıydı. Sonuna doğru duygu biraz arttı. Karakterin isminin bir önemi yok, pek çok kadının yaşadıklarıyla aynı oyunda anlatılan. Bu anlatımda ben karakterin dönüşümünü görmek isterdim. Altında ezildiği gerçeği tokat gibi yüzümüze çarpmalı. Bizi varmış olduğu duygudan değil, başlangıç duygusundan başlatıp sonuca taşımalı.

Karakterin sıradan hayatını seyrederken yaşadığı çok üzücü, sürecine tanık olduğu travmatik olayın onu nasıl dönüştürdüğünü görmeliyiz bence.

Bu olduğu zaman oyun sırasında kendi listemizle yüzleşmekle kalmaz. Eve döndüğümüzde hâlâ o tokadın acısını hissetmeye devam eder ve kim bilir belki de harekete geçeriz.

Oyun hakkında bilgi: @listesahnede

Hande Yöremen Gür | vsaHne
‘Liste’ İstanbul’da prömiyer yaptı