
SÜRTÜK: Aşk neden hep kör olur?
Her seyrettiğimde aklımdaki soru şu; Naciye neden Ekrem bey yerine Cüneyt’i seçti?
Bir süredir yaşadığım vertigo atakları nedeniyle evde daha sık vakit geçiriyorum. Evde olduğum bu süre içinde bir çok film seyretme fırsatım oluyor. Her seyrettiğimde aşamadığım bir Yeşilçam klasiği var. Ertem Eğilmez’in 1965 yapımı ‘Sürtük’ filmi. Başrollerde Türkan Şoray, Ekrem Bora ve Cüneyt Arkın.. Benim bu filmi her seyrettiğimde aklımdaki soru şu; Naciye neden Ekrem bey yerine Cüneyt’i seçti?
Naciye fakir bir kız, annesi ve babası ölmüş, sokaklarda şarkıcılık yaparken yolu ünlü ‘Büyük Saz’ın patronu Ekrem ile kesişiyor. Ekrem’e çok saygı duyuyor, minnet borcu olduğunu düşünüyor. Ekrem bey onun için ‘kurtarıcı, destekçi, sahip çıkan’ bir figür gibi -biraz abartılı söyleyeyim onu ‘yaratan’ adam ama gerçek romantik aşk, ruh eşi gibi hissettiği Cüneyt. Bu bana Doris Day’li ‘Love me or Leave me’ filmini anımsattı. Bu filmde de şarkıcıyı şöhret eden gangster ama şarkıcı piyaniste aşık. Kısaca Naciye güvenli liman Ekrem bey yerine kalbinin sesini dinleyip Cüneyt’i seçiyor ama yinede “Ah be Naciye!” diyorum.
Ve final sahnesi.. Ekrem’in o bitik hali; kalbi paramparça olmuş, geceye ve sessizliğe karışıp kayboluş.. Resmen seyredeni de alıp götürüyor o karanlığa. Ekrem Bora orada o kadar çıplak, o kadar insani oynuyor ki ‘kötü adam’ etiketi tamamen ortadan kalkıyor. Sadece kırılmış, yalnız bir adam kalıyor geriye ve seyirci hep aynı yerde dağılıyor. Bu final sahnesi tartışmasız Yeşilçam’ın en güçlü final sahnelerinden biri. Sürtük filmindeki Ekrem karakteri ekranı delip seyirciye geçiyor. Karizmatik ‘kötü adam’ havası, derin bakışları, o ‘benimsin,’ der gibi sahiplenici duruşuyla Yeşilçam’ın en tehlikeli âşıklarından bence. Hem korkutuyor hem büyülüyor. Ekrem’e hayran olmamak elde değil. Tamam, Cüneyt, Naciye için çok romantik, çok centilmen, çok doğru ama Ekrem bey in o tutkulu, ateşli hali başka bir hal. Adam resmen yanıyor Naciye için, bazen gözleriyle bile yalvarıyor. Kadınını derin, sessiz ve ateş gibi bir tutkuyla seviyor. Her şeyi göze alması, fedakarlığı. Cüneyt’in aşkı daha genç ve karşılık bulur olsa da Ekrem Bey in aşkı olgun, ağırbaşlı, “Seni her şeyden çok seviyorum ama mutluluğunu da seviyoru,” tarzı.

O nedenle hem sinemacı hem seyirci olarak benim gönlüm hep Ekrem bey den yana oldu ama “Naciye neden görmedin onu?” diye sorarım ve o içi yanan adam her film bitişinde hıçkırarak ağlayarak ve ağlatarak geceye karışıp kayboluyor ve bizi kahrediyor.
- Zeynep Çay | 02 Şubat 2026
