Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali, 27-30 Kasım arasında Tayyare Kültür Merkezi’nde..

Bursa’da ikinci kez düzenlenen festivalin 2025 yılı teması ‘Cesaret’ olarak seçilmiş. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı (Bursa Kültür) tarafından Kalem Ajans’ın desteğiyle düzenlenen festivale İstanbul’dan bkz İletişim tarafından davet edildim.

İstanbul’dan 26 Kasım’da yola çıktık. Bursa’ya vardığımızda otele yerleşip yemeğe geçtik. Yemeğin ardından Bursa Şehir Tiyatrosu’nun 2025-2026 sezonunda repertuvarına aldığı ‘Antigone’ adlı oyunu seyrettik.

7 ülkeden 15 yazarı, çevirmenleri, editörleri ve okurları bir araya getiren festivalde çağdaş edebiyatın önemli isimlerini ve yeni kuşağın üretimlerini buluşturan festivalde biz de 27 Kasım sabahı kahvaltının ardından festivale davet edilen yazarlardan Dimitri Verhulst, Jente Posthuma, Niels Overgaarda, Ova Ceren ve Enne Koens ile kahve eşliğinde sohbet ettik. Ben de kendilerine bir soru sordum ama cevaptan tatmin olmadım ki zaten soruma sadece bir yazar cevap verdi.

Yazarlarla yapılan keyifli sohbetin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala ile Tayyare Kültür Merkezi’nde sohbete katıldık. Şafak Hanım ve ekibi kültür sanat çalışmalarını ayrıntılı bir şekilde anlattılar. Bursa için yapılan çalışmalar son derece etkileyici.

Tayyare Kültür Merkezi’nde sonra Tarihi Belediye Binası’nda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey ile birlikte kahve içtik. Kendisi Bursa’da yaptıkları çalışmaları anlattı. Ben söyleşinin sonunda Bursaspor’un durumunu sordum. Babam, zamanında Bursaspor’un halkla ilişkilerini yürüttüğü için benim de özel olarak ilgilendiğim bir konu. Başkan, Bursaspor ile ilgili olumlu konuştu.

Tarihi Belediye Binası en eski belediye binasıymış ve Mustafa Kemal Atatürk‘ün dans da etmiş olduğu salonda kendimi tarihi bir yolculuğun içinde buldum.

Başkan ile görüşmemizin ardından Tayyare Kültür Merkezi’nde Nasip – Nuri İyem: ‘Gözlerimin Önündesin’ sergisini gezdik. Serginin ardından öğle yemeği arası verildi.

Günü Mehmet Akif Kültürevi’ni gezerek bitirdik. Kültürevi’nde bizim için çok hoş bir sürpriz hazırlanmıştı. Hep birlikte kısa bir atölye çalışmasına katıldık. Bu koku atölyesinde kendimize minik parfümler yaptık.

Akşam saatlerinde Bursa Uluslararası Edebiyet Festivali açılışı için AKM Merinos Yerleşkesi’ne geçtik. Mustafa Bozbey festival konuşmasını yapıp festivalin açılışını yaptı.

Bursa’nın çok katmanlı tarihinden ve kültürel çeşitliliğinden ilham alan bu festival sayesinde görmüş ve öğrenmiş oldum ki Bursa yeniden tüm görkemiyle ortaya çıkmaya başlamış. Bursa gibi bir şehir için yapılan tüm kültür sanat çalışmaları bana umut ve CESARET verdi.

Bursa’da her zaman gözüm ve kulağım olacak. Çocukluğumda da bir süre yaşamış olduğum bu şehir için yapılan her türlü olumlu çalışmaları canı gönülden destekliyorum ve kesinlikle bir parçası olmak istiyorum.