İsveçli oyun yazarı Friedrich Dürrenmatt’in 1956 yılında ‘Yaşlı Kadının Ziyareti’ (Der Besuch der alten Dame) adıyla yazdığı trajikomik oyun, İBB Şehir Tiyatroları tarafından 2025-2026 sezonunda ‘Bir Ziyaret’ adıyla repertuara alındı.

1 Ekim akşamı prömiyeri yapılan oyunu 11 Ekim günü Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyrettim.

İBB Şehir Tiyatroları’nın bu seneki iddialı oyunlarından biri oln ‘Bir Ziyaret’, yaklaşık üç saat sürüyor, 2 Perde ve müzikli.

Bir Ziyaret’i seyrettikten sonra üzerine bir süre düşünmem gerekti. Oyun çok kalabalık bir kadroya sahip ve görsel bir şölen seyrediyorsunuz. 1956 yılında yazılan bu oyun günümüze uyarlanmış.

Claire, gençlik aşkı Alfred ile olan ilişkisinden hamile kalır ama Alfred zengin bir kız için onu terk eder, Claire de bebeğini kaybeder ve kasabayı terk etmek zorunda kalır. Yıllar sonra Güllen’e dünyanın en zenginlerinden Bayan Zachanassian olarak döner. Güllen halkı artık büyük bir yoksulluk içindedir. Claire, Güllen halkına bir servet teklif eder ama karşılığında istediği ise adalettir. Peki, bu adalet nasıl sağlanacaktır? Claire, bu büyük bağışın karşılığında Alfred’in öldürülüp ölüsünün de kendisine teslim edilmesini ister. Güllen halkı bu teklifi reddeder ama paranın gücü karşısında Güllen halkı ne kadar direnecektir ve bu süreç Alfred için nasıl geçecektir?

‘Bir Ziyaret’, çöken ahlâkı ve toplumsal ikiyüzlülüğü trajikomik bir dille gözler önüne seriyor.

Oyun son derece görkemli ve etkileyici bir şekilde başlıyor. Yıldırım Fikret Urağ, çok başarılı bir reji uygulamış. Dünyada pek çok ülkede, pek çok topluluk tarafından sahneye konan bu oyunu nasıl ele aldıklarını bilmiyorum ama İBB Şehir Tiyatroları çok başarılı bir iş ortaya koymuş.

Dekor oldukça iyi, kostümler çok güzel. Işık rejiye uygun.

Şebnem Köstem her zamanki gibi harikalar yaratıyor ama ne yazık ki Ergün Üğlü için aynı şekilde yazamayacağım. Konuşmasında bir tutukluk, bir gariplik var. Diksiyondaki bu aksaklıklar beni oyundan her zaman koparıyor.

Oyun müzikli bir oyun, şarkıların sözleri güzel ama sanırım beni müzik etkilemedi hatta yordu. İBB Şehir Tiyatroları’nın bugüne kadar pek çok müzikli oyununu seyrettim ama bu sefer bu oyundaki besteler beni oyunun dışına attı.

Oyunun rejisinde arka planda kullanılan sinema perdesinin oyuna çok iyi bir etki kattığını düşünüyorum. Oyunun sonlarına doğru seyirci de oyunun içine katılıyor. Bir oylama yapılıyor. Bence oylamanın sonucu Hayır cevabıydı ama oyuna göre Evet, çıkması gerektiği için öyle bir şey yapılmış. Oyunun nasıl sona erdiğini görmek için seyretmeniz gerekiyor.

Şehir Tiyatroları’nın oyunları her zaman çok detaylı çalışılıyor ve seyredene her zaman çok iyi bir seyir keyfi veriyor. Oyunun fazla uzun sürdüğünü düşünüyorum, fazla gereksiz ayrıntı var. Kısaltılırsa oyun daha iyi olur. Bu oyunu listenize ekleyebilirsiniz ama sabrınızı da yanınıza almanız gerekiyor.