Bir insanın düşünceleri davranışlarını ne kadar etkileyebilir? İç sesimiz olmadan yaşayabilir miydik? Peki bazı düşüncelerimiz başka bir kişi olarak karşımıza dikilseydi ne olurdu?

Oyun, Carl Jung’un “gölge” kavramı ekseninde oyunculuk eğitimi almış bir kadının iç dünyasıyla, mesleğiyle, sosyokültürel çevresiyle olan çatışmalarını sahneye taşıyor.”

İBB Şehir Tiyatroları’nın 2025-2026 sezonundaki yeni oyunlarından ‘Gölge’yi 8 Ekim akşamı Kerem Yılmazer Sahnesi’nde seyrettim.

Tek perde, 50 dak süren oyunu Yağmur Topçu yazmış, Ahmet Kahvecioğlu yönetmiş. Bu ikili aynı zamanda Berfin Berber ile birlikte oyunda oynuyorlar.

Kadın oyuncumuz bir oyun yazıyor ve yazdıklarını da bir yandan yaşıyor. Siz daha koltuklarınıza yerleşirken o yazmaya başlıyor sahnede. Kadın erkek ilişkileri her zaman ilgi çeken bir konu. Bir çiftin hikâyesini seyrediyorus sahnede. Bir süre sonra öyle bir şey oluyor ki oyuna bir dinamik katılıyor ve sonrasında daha da ilgi çekici bir hal alıyor oyun.

Dekor iyi, kostümler uygun, diyaloglar akıcı.. Oyuncular genç, heyecanlı ve yetenekliler..

Bir iç ses meselesi var ki insan düşünmeden edemiyor. Kafamızın içinde biri daha yaşıyor aslında. Eğer kafamız bulanmamışsa bize her daim doğruyu söyleyen birinin konuşuyor olması çok sağlıklı. Tabii ki en önemlisi iç ses mi yoksa o konuşan ses etraftakiler mi yoksa travmalardan dolayı tesir altında kalmış olan bir alt benlik mi? Düşün dur..

İç sesin ayrı bir kişi gibi kullanıldığı pek çok eser var. İlk aklıma gelenler; Fight Club (Dövüş Kulübü), Blonde..

Bu oyunun en dikkat çekici yanlarından biri de sahnede gençlere alan açılması. Bu anlamda özellikle çok iyi bir iş olmuş.

Oyunu seyredebilirsiniz. Size 50 dakika boyunca keyif vereceğini düşünüyorum.

Oyunun Kadrosu

Yazan: Yağmur TOPÇU

Yöneten: Ahmet KAHVECİOĞLU

Müzik: Karya SEZENER

Dekor Tasarım: Cihan AŞAR – Batuhan BOZCAADA

Kostüm Tasarım: Zuhal SOY

Işık Tasarım: Mustafa TÜRKOĞLU- Anıl AKBEY