Ben Bir Yabancıydım (I Was a Stranger), Halep’ten kaçan Suriyeli bir doktorun aldığı kritik kararın ardından, yolları Akdeniz’de kesişen farklı geçmişlere sahip insanların hayatta kalma mücadelesini odağına alıyor.

Brandt Andersen’in yönettiği film; Yasmine Al Massri, Omar Sy ve Yahya Mahayni’nin yer aldığı oyuncu kadrosuyla karakterlerin vicdan, görev ve merhamet arasındaki çatışmalarını nesnel bir bakış açısıyla yansıtıyor.”

18 Şubat günü basın gösteriminde seyrettiğim ‘Ben Bir Yabancıydım (I Was a Stranger)’ aslında seyretmeyi tercih ettiğim film konularından birini işlemiyor. Buraya büyük bir “AMA” koymak istiyorum. Film ilk başladığı andan itibaren yarattığı dalgaların içine sizi öyle bir alıyor ki dikkatinizi vererek filme odaklanıyorsunuz.

Beş kişiyi merkezine alan bir film; kızıyla Suriye’den kaçmaya çalışan bir doktor, bir asker, bir şair, bir insan kaçakçısı ve bir sahil güvenlik kaptanı..

Yönetmen Brandt Andersen aynı zamanda filmin senaryosunu da yazmış. Bu kadar acı dolu bir hikâyeyi tıpkı bir doktor gibi soğukkanlılıkla, mesafesiyle yazmış ve çekmiş olması beni çok etkiledi. Acı dolu bir hikâyeyi sizin de canınızı yakmak ister gibi değil, sizi tanık ederek bu filmi çekmiş. Kendimi kötü hissetmedim mi? Evet, hissettim, gözlerim doldu, sinirlendim, çok acıdı ama işte tam da böyle anlatılmalı dünyaya bu meseleler.. Mültecilerin dramını bilmek gerekiyor. Hem bir gün kimin aynı şeyi yaşamayacağını kim iddia edebilir?

Yönetmen tıpkı dikiş diker gibi tüm zamanları bir önceki zaman dilimine ekleyerek müthiş bir anlatım dili oluşturmuş.

Savaş ile ilgili olarak birilerinin kendi yaşam tarzlarını, düşüncelerini başkasına dayatması olarak görüyorum. Din de bu yolda en önemli silahlardan biri.. İnsanların inançlarını kullanmak, inançlarıyla yönetmek çok büyük bir çirkinlik.. Birilerinin istediği gibi olmanız için böylesine kan dökmek onların zaten zerre umrunda değil. Oysa her bir hayat nasıl da kıymetli.. Orada oturmuş birilerinin ölmesine karar verenlerin hayatları, öldürülenlerin hayatlarından daha önemli değil; düşünceleri de değil. Özgürlük bu yüzden çok tehlikeli.. Özgür insanların dünyasını yok etmeye çalışmaları çok anlaşılır bir şey..

Ben Bir Yabancıydım’da bu seçilmiş 5 kişi, bu yüzden çok önemli. Birbirinden farklı bu 5 kişi öyle bir çevreliyor ki etrafınızı meseleyi tam olarak anlıyorsunuz. Merkezdesiniz ve hangi yöne dönseniz her bir açıdan görebildiğiniz bir anlatım biçimi olmuş.

‘Ben Bir Yabancıydım’ mutlaka seyredilmesi gereken bir film. Sinemada seyretmeniz filmin gerçek etkisini size hissettirecektir. Dalgaların içinde kaldığınızı hissettiğinizde o acıyı da çok daha fazla hissedeceksiniz. Acıyı hissetmekten korkmayın. Unutmayın her yükseliş bir batışın sonunda gerçekleşir.

Ben Bir Yabancıydım (I Was a Stranger),  Suriyeli bir doktorun küçük kızıyla birlikte savaştan kaçarken Akdeniz sularında çıktığı zorlu yolculuğu merkezine alıyor. Bu süreçte bir insan kaçakçısı, bir asker, bir şair ve bir sahil güvenlik kaptanının kaderleri aynı noktada düğümlenir.

  • Vizyon Tarihi 20 Şubat 2026 Cuma
  • Film Türü Dram
  • Süre 103 dakika