
“İclâl Aydın’ın anlattığı hikâyeler ilk bakışta kişisel görünse de, seyrettikçe ülkemizin ortak hafızasında saklı değerli duyguları keşfediyoruz.”
İclal Aydın’ı sahnede ilk defa seyrettim. 4 Kasım akşamı İstanbul’da ilk kez oynadığı ‘Ama Değil, Rağmen’ oyunu için Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde yerimi aldım. Sınav haftam olmasına rağmen Caner’in davetini geri çevirmedim. İyi ki de geri çevirmemişim.
Televizyon programı yapan kadın sunucuları açıkçası ilgi çekici ve hatta seyredilesi bulmuyorum. Televizyon kutusunun içindeki aşırı samimi olmanın samimiyetsizliği beni aşırı itiyor. Şöyle bir bakıyorum, ne yapıyor diye sonra bir daha da olası değil seyretmem. Bu, başlı başına üzerine konuşulacak bir konu olabilir.
İclal Aydın’ın tiyatro okuduğunu daha önce bilmiyordum. Daha önce sahnede de seyretmedim. Açıkçası TV’da İki Aile’de gördüğüm zaman da oyunculuğundan etkilenmemiştim. Sanırım o dizi filmde sunuculuğun izleri çok vardı üzerinde.
İlk tanışmamız işte benim bu düşüncelerimin üzerine kuruldu.
Dekor, çalışma odasıydı. Kitapları, koltuğu, çalışma masası.. Bizi bir peri gibi karşıladı. O andan itibaren gördüm ki onun seyircisiyle başka türlü, güzel bir bağı var ve ben kendim onu daha önce öyle bir ortamda görmemiş olduğum için hayıflandım.
Aşağı yukarı aynı yaşlarda sayılırız, aynı kuşağın insanıyız. Dolayısıyla o güzel kırlardan bu betonlara düşen nesildeniz. Ortak kayıplarımız var. Biz 50’li yaşlara gelirken sadece gençlikten uzaklaşmadık. Biz korkunç bir eşikten geçtik beraber. Düştük ve yaralıyız.
İşte tam bu ortaklıktan bir takım cümleler ile başladı gösterisini İclâl Aydın. Yorgunluğumuzdan, yalnızlığımızdan dene vurarak.. Kim zaman TV’deki hale dönse de onun aslında o televizyon kutusundan tamamen çıksa ne müthiş olabildiğini gördüm ben.
Üstelik başlangıcı o kadar iyiydi ki konu olarak, ulaşabileceği; ondan bu sözleri duyması, duyup iyi olacak pek çok insan biliyorum ve bilmediğim yüzlercesini..
Ama Değil, Rağmen için hazırlanan dekor anlatıya çok uygun, İclâl Aydın’ın kostümü şahane. İclâl Aydın’a gitarıyla Didem Hanım eşlik etti. İclâl Aydın içimize işleyen hikâyelerini anlatırken müzik de o anlatılanları daha anlamlı kıldı. Annem gibi onun da annesinin Çerkes olduğunu öğrenmek de başka bir sıcaklık yaydı içime..
Ama Değil, Rağmen, tek kişilik, 90 dakika ve İclâl Aydın tarafından yazılmış. Afişte de tabir edildiği gibi bu Monodram1’ı bence mutlaka listenize katın. Oyundan sonra daha önce tanışmadıysanız eski tatta, yeni bir arkadaş edinmiş olacaksınız.
- Hande Yöremen Gür | 10 Kasım 2025
Bilgi için: amadegilragmen
Bilet için: biletinial.com/tr-tr/tiyatro/ama-degil-ragmen
- Tek kişilik oyun; dramanın ve tiyatro sanatının tüm gerekliliklerini ve yeterliliklerini bünyesinde toplamış olmak koşuluyla, bir tek oyuncu ile oynanan ve bu amaçla yazılmış olan oyundur. Bu oyunda sahnede yalnızca bir oyuncu yer alır. Oyuncu, tek başına birden fazla karakteri canlandırabilir veya anlatıcı rolüyle tüm hikâyeyi izleyiciye aktarabilir. Bu tür gösteriler genellikle yoğun oyunculuk performansı ve güçlü bir anlatım gerektirir. ↩︎
